Serginin İngilizce başlığını oluşturan Baker’s Dozen teriminin Türkçede tam bir karşılığı bulunmuyor. Ancak terimin taşıdığı, eksik kalmamak için bir fazlasını ekleme fikri Türkçede belki de en iyi “ne olur ne olmaz” ifadesiyle karşılık buluyor.
Baker’s dozen, standart bir düzinedeki 12 yerine 13 parçayı ifade eder. İfade, Ortaçağ İngiltere’sinde, ekmeğin fiyatı ve ağırlığı sıkı düzenlemelere tabi olduğu bir dönemde ortaya çıkar. Dönemin fırıncıları, eksik gramajlı ekmek sattıkları takdirde cezalandırılma riskiyle karşı karşıya olduklarından, yanlışlıkla eksik gramajlı ekmek satmamak için her düzineye fazladan bir somun eklemeye başlarlar. Böylece 13 adet anlamına gelen Fırıncı Düzinesi tabiri ortaya çıkar.
Ne olur ne olmaz.
Ne Olur Ne Olmaz da benzer bir anlayışla ortaya çıktı. Sergi, en azından başlangıçta, akademik kariyerimde ilerlemek için bürokrasinin talep ettiği asgari kişisel sergi sayısını tamamladığımdan ve hatta biraz aştığımdan emin olmak amacıyla tasarlandı.
Başka bir ne olur ne olmaz.
Aynı mantık serginin üretim sürecinde de kendini gösterdi. Sergi en az on beş yeni iş içermeliydi; şartlar bunu gerektiriyordu. Ne olur ne olmaz diye sergide on altı yeni iş var.
Tekil bir kavramsal önermeden hareket etmek yerine bir sayıyı tutturmaya çalışmak beni konfor alanımın dışına çıkardı. Ağırlıklı olarak benimsediğim kavramsal çalışma biçiminden uzaklaştım. Bu süreçte bürokrasinin nicel taleplerini yerine getirirken, yaratıcı dürtülerime ters düşmeyecek şekilde malzemelerle biçimler aramaya, görsel bir dil geliştirmeye ve yeni şeyler üretmeye yöneldim. Kendimi yine paslanmaz çelik ve endüstriyel malzemeler kullanırken ve kurgulanmış sistemler üzerine çalışırken buldum, fakat bu sefer biçimcilik ağır bastı.
Ne var ki daha biçimci bir anlayışa yönelmek sergiyi ortaya çıkaran koşulları hiçe saymama yol açmadı. Üretim süreci boyunca nicelik, ölçüm ve düzenleme dili gitgide işlere de sızdı. Sanki işler onları hayata geçiren bürokratik mekanizmaların bir kısmını bünyelerine katıp soğurmaya başlamıştı… Renk, malzeme ve kompozisyon konularında biçimciliğe yönelen birtakım sezgisel kararlarla ürettiğim ızgaralar, tekrarlar, ölçülü bölünmeler ve ayarlanabilir yapılar işlere minimalist bir ölçülülük kazandırdı.
Sonuçta Ne Olur Ne Olmaz, onu ortaya çıkaran sınırlar içinde yaratıcı bir alan bulmanın yoluna dönüştü.
Installation view
Artworks
FLOWER!!!11!1 | 2026
stainless steel, cutting mat, spray paint, particleboard
33×27.5×5 cm
P.W.G | 2026
stainless steel, cutting mat, spray paint, particleboard
53x29x5 cm
Circles P.P.O.W | 2026
Circles G.O.G.W | 2026
stainless steel, cutting mat, spray paint, particleboard
62×46.5×5 cm
Three Sisters G.B.R.W | 2026
stainless steel, cutting mat, spray paint, particleboard
53x40x5 cm
Three Sisters G.B.G.W | 2026
stainless steel, cutting mat, spray paint, particleboard
54x46x5 cm
Three Sisters G.B.O.W | 2026
stainless steel, cutting mat, spray paint, particleboard
59×41.5×5 cm
Çiçek!!!11!1 | 2026
stainless steel, cutting mat, spray paint, particleboard
70x53x5 cm
G.G.O.W | 2026
stainless steel, cutting mat, spray paint, particleboard
48x72x5 cm
P.P.G | 2026
stainless steel, cutting mat, spray paint, particleboard
34x41x5 cm
B.Y.G | 2026
stainless steel, cutting mat, spray paint, particleboard
37.5x43x5 cm
B.G.O | 2026
stainless steel, cutting mat, spray paint, particleboard
50x70x5 cm
Twinsiees! G.P.W | 2026
Twinsiees! G.G.W | 2026
stainless steel, cutting mat, spray paint, particleboard
50×48.5×5 cm
Ground Floor | 2026
spray paint, paper
112×152 cm
About the artist
Zafer Akşit Zafer Ali Akşit, 1988 yılında Ankara’da doğdu. Yeditepe Üniversitesi Plastik Sanatlar ve Endüstri Ürünleri Tasarımı lisans bölümlerini tamamladıktan sonra, California College of the Arts’da Güzel Sanatlar alanında yüksek lisans yaptı, 2020 yılında doktora çalışmasını tamamladı.
2010 yılında Hard Pore Corn adında, 2014 yılında CI 90 Minute Shows projesi dahilinde kişisel sergiler açtı. Türkiye, ABD, Almanya, Hollanda ve İtalya’da pek çok grup sergisine katıldı. 2022 yılının başından itibaren Yeditepe Üniversitesi, Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümü’nde akademisyen olarak görev yapıyor.
Çalışmalarında çoğunlukla yerleştirme, video gibi disiplinleri kullanan sanatçı, seyirci etkileşiminin yoğun olduğu yapıtlar kurgular. Eserlerinde sosyal ve gündelik konuları oyunbaz ve ironik biçimde tartışmaya açarak izleyiciyi oyun alanına dahil eder ve seyircisini çapraz, kontrast dualitelere yönlendirir. Zafer Akşit, İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor.